Panik atak ile çalışırken danışanlarımdan sıklıkla duyduğum konu, korkudan korkmak. Ya kötü bir şey olur ve ben korkarsam, ya bir şey olurda kaygım artarsa, yani kaygılanmaktan kaygılanmak ve korkmaktan korka durumu söz konusu…

Öncelikle kaygı ve korku duygularını ele alırsak ki bunları tanımak önemli çünkü bazen bu duygular karıştırılabiliyor. Mesela yaşadığı kötü bir olaya üzülen birisi bu üzüntüyü kaygı diye tanımlayabiliyor veya panik atak olarak ele alabiliyor. Bu anlamda duygularımızı tanımak ve ne yaşadığı bilmek önemli.

Kaygı, belirgin olmayan bir duruma karşı hissedilen duygudur. Yani olma ihtimali söz konusu olan bir durum, köpekten korkan birinin ya sokakta köpek varsa düşüncesinin hissettirdiği duygu kaygıdır.

Korku,  belirli bir olay veya duruma karşı hissedilen bir duygudur. Gerçekleşmiş bir duruma karşı hissedilen durum, köpekten korkan bir kişinin köpek ile karşılaştığında hissettiği duygudur.

Ele alacağımız duygularımızı tanıdığımıza göre korkudan korkmak veya kaygıdan kaygılanmak konularına biraz eğilelim.

Bu durum genellikle kaygı sorunu yaşayan kişilerde sıklıkla yaşanan bir durumdur. Kaygı sorunu yaşayan kişiler hayatlarında ki bir çok şeyden kaygılandıkları için bir süre sonra zihin kaygılanacak yeni bir şey üretemeyince sadece kaygının veya korkunun kendisine karşı duygular geliştirmeye başlıyor. Yani bir durum yaşanmasına gerek kalmadan veya böyle bir olayın olmasına gerek kalmadan duygunun kendisinin ortaya çıkmasından rahatsız olmaya başlıyorlar. Tabi bu kısır bir döngüye neden oluyor. Bu kısır döngü de zihin tarafından çözülemeyerek daha da artıyor.

Bu noktada bizim önerimiz psikoterapi almak oluyor çünkü bu durum mantıklı zihin düzeyince ortaya çıkan bir sorun değildir. Mantıklı zihnimiz ile de bunu çözemeyiz. Daha derinlere yönelik müdahaleler gerekmektedir. Bu anlamda Emdr Terapi ve Hipnoterapi etkili çözüm yolları olarak karşımıza çıkıyor.

 

Uzman Klinik Psikolog Ayhan ALTAŞ

Psikoterapist & Hipnoterapist & Emdr Terapisti

Bursa Pozitif Yaşam Psikolojik Danışmanlık Merkezi