psikoterapi

Neden İyileşemiyoruz ?

Psikoterapi Sürecinde Yapılan 7 Hata

Psikolojik sorunlar genelde tedavisi olmayan veya çok zor olan sorunlar olarak görülmektedir. Sosyal medya da veya google’da yapılan araştırmalarda da insanlar genelde iyileşemediklerini terapilerin faydalı olmadığını söylerler.

Aslında psikolojik problemler de diğer hastalıklar gibi tedavisi olan sorunlardandır fakat yapılan bazı yanlış davranışlar tedavinin fayda sağlamasını olumsuz etkilemektedir.

1) Yanlış Seçim – Doğru yerde miyim?

Psikolojik problemler için psikolog ve psikiyatr dışında gidilen farklı meslekler bulunmaktadır. Mesela bir diş hekimi veya bir eczacı aldığı bazı özel eğitimler sonrası psikoterapi yapabildiğini iddia ederek bu alanda çalışabiliyor. Meslek alanı bir yasa ile korunmadığı için ciddi suistimaller söz konusudur. Öncelikle gittiğiniz uzmanın bu alanda çalışan bir psikolog yada psikiyatr mı ? Bunu iyice netleştirin. Çünkü psikolog diye gittiğiniz kişi, öğretmen, işletme mezunu, eczacı, yaşam koçu, kişisel gelişimci veya lise mezunu biri bile olabilir.

Terapistimizi ayrıntılı bir araştırma sonrasında seçtik ve terapi sürecine başladık.

Terapiyi yarım bırakma;

Danışanlar bir çok nedenden dolayı psikoterapiyi yarım bırakmaktadır. Bunlardan en sık karşılaşılanları şöyledir.

ozguven-eksikligi

2) İyi hissetmek;

Danışan birkaç seans sonrası kendini iyi hisseder ve terapiyi bırakmak ister. Aslında iyi hissetmek terapiye cevap verdiğinizin göstergesidir. İyileşmenin kendisi değildir. Bu anlamda kendini iyi hissedip ben iyileştiğim düşüncesi ile psikoterapiyi, psikoterapistinizin önerisi olmadan bırakılması belirgin bir süre sonrası tekrar aynı sorunları yaşanmasına neden olacaktır. Böylece kalıcı bir şekilde iyileşmeyi sağlayamayacağı düşüncesi ortaya çıkacaktır. Bu anlamda yapılan hata çok önemli ve danışanın bundan sonra ki terapi sürecinde ki seyri de belirleyen bir konudur.

3) Terapiyi düzenli devam ettirmek;

Danışan, psikofarmaterapi (ilaç tedavisi) veya psikoterapi alıyor olsun. Almış olduğu terapiyi düzenli bir şekilde devam ettirmiyorsa terapinin kişinin üzerinde etkisi o derece azalacaktır. Psikoterapiler danışanın durumuna göre genelde haftada bir seans ile başlar ve danışanın gelişimine göre iki haftada bir, ayda bir şeklinde düzenlenir. Danışan terapiyi terapist ile belirledikleri düzen ile devam ettirmiyorsa bu terapi sürecini olumsuz etkileyecek. Aynı zamanda da terapinin beklenen faydayı sağlamasını engelleyecektir.

İlaç tedavisi alan danışanlarda ise psikiyatristinin önerisi dışında ilacın dozunu artırıp azaltması, kendi kararı ile farklı bir ilaç başlaması, arkadaşıma iyi gelmiş birde ben deneyeyim diyerek ilaç kullanması, çok kısa sürece ilaçların etki etmesini bekleyip hemen değişmek istemesi gibi durumlar uygulanan tedavinin etkinliğini azaltmaktadır.

Uygulanan tedavi yönteminin düzenli bir şekilde devam ettirilmesi, iyileşme için hayati önem taşımaktadır. Düzenli bir şekilde okula gitmeyen bir öğrenci nasıl başarılı olamayacaksa düzenli bir şekilde tedavisini devam ettirmeyen bir danışan da başarılı olamayacaktır.

4) Psikoterapist veya ilaç beni iyileştirsin;

Psikoterapi veya psikofarmaterapi normal tıbbı tedavilerden farklıdır. Klasik tıbbı tedavide iyileşmeyi ilaç sağlar. Doktor sorunu tespit eder tanı koyar ve tedaviye başlar. Hastanın iyileşme adına sadece doktora gitmesi ve doktorun verdiği ilaçları kullanması iyileşme için yeterlidir. Psikolojik problemlerde ise konu bu kadar basit değildir. Yani doktora veya psikoloğa gitmeniz iyileşme için yeterli değildir. Bu süreçte danışanın da çaba sarfetmesi gerekmektedir. Psikolog veya psikiyatr hastanın beyninin içine girip onun adına bir şey değiştiremez. Bu mümkün değildir ama neleri değiştirmesi konusunda yardımcı olabilir. Yaşadığınız psikolojik problemi siz tek başınıza çözemediğiniz için psikologtasınız, sizin yaşadığınız problemi de psikolog tek başına çözemez. Bu bir ekip çalışmasıdır. Eğer iyi bir ekip olursa ve süreçte iki tarafta elinden gelenin en iyisini yaparsa ortaya çok güzel bir eser çıkabilir.

Konu hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için Mucizeyi Terapide Aramak adlı makalemi okuyabilirsiniz. Makale ulaşmak için tıklayınız…

5) Çok kısa zamanda değişiklik olmasını beklemek;

Psikolojik problemler bir günde ortaya çıkmadığı gibi bir günde de değişmeniz söz konusu değildir. Bir seans uygulanıp kendinizi iyi hissetmeniz sağlanabilir fakat bu kalıcı bir değişimin kendisi değildir sadece ilk basamağıdır. Değişim zaman alan bir süreçtir. Kimse birden bambaşka bir insan olmaz ama zamanla bir şeylerin değişmesini sağlayabiliriz. Beyin bir şekilde zihnine yerleşmiş olan düşünce kalıplarına alışır. Onları kullanır hatta geçmişte o düşünce kalıpları ile sorun bile çözmüş olabilir. Bu yüzden beyin bu düşünce kalıplarına güvenir ve kullanır fakat zamanla bu düşünce kalıpları bize dar gelmeye başlar. Çünkü gelişiriz, değişiriz, zamanda gelişir ve değişir. Bu düşüncelerin güncellenmesi ve şuan ki duruma uygun düşüncelerin oluşturulması gerekir. Şuan bize dar gelen düşünceleri değiştirmek zordur hele ki inanç haline gelmiş ise bunun için biraz zaman harcamak gerekebilir. Beyin mevcut sistemi değiştirmek istemez çünkü mevcut sistem onun bildiği tek çözüm yoludur. Beyin eğer yeni fikirler üretebilecek seviyedeyse zaten biz o düşünceleri güncelleriz fakat bazen düşünceler çok güçlüdür ve değiştirmek için bir uzmanın yardımına ihtiyaç duyarız. Bu değişim süreci birden olmayacağı için birden bir şeylerin değişeceğini beklemek çok gerçekçi olmayacaktır.

Konu ile alakalı daha ayrıntılı bilgiye ulaşmak için. Tek seansta psikolojik sorunların üstesinden gelmek adlı makalemi okuyabilirsiniz. Makaleye ulaşmak için tıklayınız..

sosyalhipnz

6) Psikologla sohbet mi edeceğiz?

Psikoterapiste gitmek diyince insanların aklına sadece sohbet edecekleri geliyor. Ben anlatacağım o da bana akıl verecek. Aslında psikoterapi ile bahsedilen konunun hiçbir bağlantısı yoktur. Psikoterapi sohbet değildir, değerlendirme esnasında yapılan konuşma bir analizdir. Analiz aşamasında bazı psikolojik testlerden faydalanılır. Yapılan görüşme ve psikolojik test değerlendirmesi sonrası danışanın yaşadığı problemin ne olduğu ve hangi düzeyde yaşandığı belirlenir. Sonra ki süreçte ise danışanın yaşadığı soruna uygun olan terapi yöntemi belirlenir. Belirlenen terapi yöntemi sonrası bazı uygulamalar yapılır. Bu uygulamalar esnasından danışana bazı yöntemler öğretilir. Ayrıca terapinin gidişatına göre bazı ödevler verilir. Psikoterapi de hedef terapistin doğrularını danışana empoze etmek değil, danışanın kendi doğrularını bulabilecek zihin seviyesine gelmesine yardımcı olmaktır.

7) Duyguları Sıfırlamak;

İyileşmek diyince danışanlarımız yaşadıkları problemleri tamamen yok etmek olarak değerlendirmektedir. Belki başınız ağırıyor olsaydı başınızın ağrısının tamamen geçmesi sizin için bir hedef olabilirdi. Fakat duyguların tamamen yok olması tamamen sıfırlanması diye bir şey hedef olamaz. Çünkü bu duyguları kontrollü bir şekilde kullanabilmek bize fayda sağlayacaktır. Ölümden aşırı derece korkan birisinin evden dışarı çıkması problemken ölme tehlikesinin varlığını bilerek gerekli önlemleri alan kişinin davranışı çözümdür. Yani duygularınızı sıfırlamak farklı bir problem oluşturabilir fakat onları kontrollü bir şekilde yaşamak hedefimiz olmalı.

Konu ile alakalı daha ayrıntılı bilgiye ulaşmak için. Duygu Kontrol Terapisi ve Kontrol Kimde adlı makalemi okuyabilirsiniz.

 

Unutmayın iyileşmek sizin elinizde…

 

Psikolog Ayhan ALTAŞ

Psikoterapist & Hipnoterapist & Emdr Terapisti