Danışanımız şehir dışından geliyordu. İlk seansımızı çift terapisi olarak yapmıştık çünkü aile artık dağılma noktasına gelmişti. Bu yaşanan sorunu çift iletişim problemi olarak değerlendirdikleri için randevularını çift terapisi olarak almışlardı.

İlk seans değerlendirme sonrasında sorunun öfke kaynaklı olduğuna kanaat getirdik. Sonra ki süreçte ise Ahmet bey ile bireysel olarak öfke problemleri üzerine çalışmaya karar verdik. Uyguladığımız bazı psikolojik testler sonrası danışanımızın depresif belirtiler gösterdiği gözlemlenmiştir.

Yaptığımız değerlendirme ve psikoloik testler sonrasında hipnoterapi çalışmaya karar verdik.

Danışanımız Bursa’ya şehir dışından geldiği için terapi sürecini planlamak bizim için önemliydi. Terapiye her ne kadar şehir dışından gelse de bu süreci çok önemsediğini ifade ediyordu. Biz de bu sürecin düzenli devam etmesinin ne kadar önemli olduğunu ifade ediyordum. Terapi programını belirledikten sonra hipnoterapi yöntemi ile çalışmaya karar verdik.

Danışanımız terapi sürecine çok kısa zamanda uyum sağladı ve yavaş yavaş öfke konusunda normalleşme ortaya çıkmaya başladı.

Hipnoterapi sürecinde geçmiş yaşam deneyimleri ve duygusal anlamda onu rahatsız eden olaylar üzerine çalışmalar yaptık. Duygusal yükler azaldıkça duygusal yoğunluktan kaynaklanan sorunlarda normalleşmeye başladı.

Öfke problemi normalleştikçe ailevi sorunlarda büyük oranda çözüldü. Son seansa geldiğimizde eşi ile görüşüp durumu hakkında bilgi almak istedim. Evde öfke kaynaklı sorunlarının tamamen çözüldüğünü ve daha sakin olduğunu ifade etti. Hatta çocukları da bu sakinlikten olumlu etkilendiğini ve babası ile daha fazla zaman geçirdiğini ifade etti.

Terapimiz toplam 12 seans ve 9 ay sürdü. Kendisine yeni hayatında başarılar diliyorum.

Uzm. Klinik Psikolog Ayhan ALTAŞ – Bursa