Eğer bir kişinin giyimini kuşamını beğenmiyorsanız  şimdi bir şekilde hayatıma girsin sonra değiştiririm diyorsanız onu hayatınıza almayın. O kişiyle duygusal yaşamayın. Başka erkeklerle  ya da kadınlarla konuşmasını engelliyorsanız bilin ki ilişkiniz güven temeline oturmuyordur. Eşime veya sevgilime güveniyorum ama başkalarına güvenmiyorum temelinde ilişki olmaz çünkü başkalarına hiçbir zaman güvenemezsiniz. Bu sizi paranoyak bir ilişkiye götürür. Sonra hem ilişkiniz size heyecan vermez hem de sıkılırsınız. İlişkiniz stres kaynağınız olur. Bir kişi hayatınızda stres kaynağınız haline geldiyse stresten kurtulmak için o kişiyi hayatınızdan çıkarmaya çalışırsınız. Bilinçdışı süreçler devreye girer ve o kişiden farkında olmadan uzaklaşırsınız. Bilinçli zihniniz o kişiyi hayatınızdan çıkarmak istemese de ilişkiyi bitirecek davranışlar sergileyebilirsiniz. Aşırı kıskançlık partnerinizi bunaltır ve sizden uzaklaştırır. Bu baskı ve stres partnerinizin sizi aldatmasına kadar götürebilir.
Peki ne yapmalıyız? İlişkinin olması gereken seviyeyi bir örnekle açıklamak istiyorum. Hem daha somut hem de daha anlaşılır olacaktır.
Güvercin besleyenler bilir ben de daha önce bir videomda lise zamanlarında güvercin beslediğimden bahsetmiştim. Güvercinler istediği zaman istediği yere uçabilen canlılardır. Fakat bir yere alıştımı da oradan kaçıp gitmez. Yani uçup gitme imkanı varken bunu tercih etmez. Gökyüzünde bulutların içinde özgürce uçar nokta kadar küçük gözükür ama dönüp yine yuvasına gelir. O güvercinin sahibi de acaba geri gelmez mi diye kaygılanmadan onun gökyüzünde uçuşunu izler. Çünkü artık bir güven oluşmuştur. İlişki de böyle olmalıdır. İnsanlar ilişkide özgür olmalıdır. İstediği yere gidebilir istediği ortamda bulunabilir. Bunu engellemek için uğraşmazsın aranızda ki güven temeline oturduğu için onun bir yere gitmeyeceğini bilirsiniz. Başkaları eşinize ya da sevgilinize ilgi gösterebilir fakat partneriniz bu ilgiye karşılık vermediği sürece o ilgiler yok olur. Zaten partneriniz o ilgiye karşılık veriyorsa orada bir ilişkiden bahsedemeyiz. Böyle bir durumda da kişi zaten hayatınızda olmaması gerekir. Yani ben benim hayatımda olmayı tercih etmiş kişilerin hayatımda olmasını isterim. Eğer bunu tercih etmiyor ve başkalarına yöneliyorsa zaten o kişi senin hayatında olmaması daha sağlıklı olandır. Eğer bir kişi ile arandaki duygusal bağ başkasının araya girmesini engellemiyorsa o ilişki bir yerde patlak verecektir. Sen bu durumu ne kadar engellemeye çalışırsan çalış o bugün olmasa da yarın gerçekleşecektir. Bunun yerine partnerinle sevgi saygı ve güvene dayalı bir iletişim söz konusuysa zaten kim ne yaparsa yapsın o ilişki zedelenmeyecektir. Eğer partnerinizi aşırı derece de kıskanıyor ve onu kısıtlayarak sizden gitmesini engellemeye çalışıyorsanız. Öncelikle ilişkinizde ne gibi eksiklikler var onu bulmaya çalışın. Güven temelinde sorunlar varsa güven temelini güçlendirmeye yönelik atılacak adımlar problemi daha kalıcı çözmenize yardımcı olur. Baskılamak kısıtlamak sorunu anlık çözmüş gibi gözükse de uzun vadede çözüm üretmeyecektir. O yüzden amacımız kişiyi dışarıda ki problem olarak gördüğünüz şeylerden uzak tutmak değil aramızdaki güven ilişkisini artırmak olmalıdır. Eğer saygı ve sevgi temelinde sorunlar olduğunu düşünüyorsanız bu alana yönelik sorunları somutlaştırıp bununla alakalı adımlar atmak, eğer ilişkiniz monotonlaştıysa ilişkinize renk katacak farklı aktiviteler çözüm olacaktır.

Kadınlar erkekleri hayatına alırken ben bunu değiştiririm diye hayatına alır. Erkekler ise kadınları hayatına alırken bu hiç değişmez diye alır. Ama unutmamak lazım ki insan gelişim ve değişim içindedir. Kadınlar erkekleri istedikleri gibi değiştiremezler. Erkekler de kadınların zamanla değiştiği gerçeği ile karşılaşır. Sonra da ilişkileri sürdürmekte zorlanırlar.

İnsanları olduğu gibi kabul edin onlarında insan olduğunu unutmayın. Bir kadını yada erkeği eve kapatarak dış dünyadan soyutlayarak sürdürülemez. Eğer siz de ilişkinizde buna benzer sorunlar yaşıyorsanız bu anlamda ilişkinizi gözden geçirmeniz faydalı olacaktır.

Unutmayın ne kadar sıkarsanız o kadar sıkıcı olur. Tamamen bırakırsanız da elinizden düşer. O dengeyi iyi tutturmanız gerekiyor. İlişkiyi elinizde tuttuğunu bir sabun gibi düşünün. Çok sıkarsan elinden kayıp düşer tutmazsanız da yine aynı şekilde düşecektir. Ne çok sıkıp ne de hiç tutmamayıp düşürecek kadar değil olması gerektiği kadar tutacaksınız. Eğer İlişkinizde sorunlar varsa bu açıdan gözlemleyin ve sonra dengelemek adına adımlar atın.

Sevgilinizin olduğunu gösteren belirtiler şu şekildedir.

Kıskançlık nedeniyle aranızda kavgalar ve tartışmalar olur. Fiziksel veya sözel şiddet meydana gelebilir. Neredeyse her şeyi kanıt saymaya başlar. Tüm sosyal ilişkilerinizi bozar, diğer insanlarla görüşmenize izin vermez. Hatta bazen hemcinslerinizle bile görüşmenizi yasaklayabilir. İşinize ani baskınlar yapar. Telefonlarınızı dinletebilir. Giyiminize ve makyajınıza aşırı müdahale eder. Kıskançlık krizleri, ilişkinin sonlanmasına neden olabilir. hesaplarınızı kapattırır. Aranızda konuşulan tek konu kıskançlık olur. Aşırı şüpheci tutumları olur. Telefon ve kredi kartı dökümlerinizi inceler. Tek başınıza evden çıkmanızı istemez. Hatta her yere sizinle birlikte gitmek ister. Sık sık telefonla nerde olduğunuzu sorar. Bazen hiç aklınıza gelmeyecek, tuhaf ya da komik aldatma senaryolarınızı dile getirir. Sürekli masum olduğunuzu kanıtlamak durumunda kalırsınız. Eve herhangi bir gerekçeyle geç kalmanız ciddi kavgalara neden olur. Gibi sorunlar yaşarsınız. Bu belirtiler varsa partnerinizin kıskançlık sorunu var diyebiliriz.

Peki kıskançlığın nedenleri nelerdir?

Kişinin kendine güven sorunu, Bazı kişilik özellikleri, Terk edilme ile ilgili aşırı korkular. Bu konuyla alakalı sorun yaşıyorsanız kanalımda kanalımızda terk edilme korkusu ile alakalı daha ayrıntılı bilgiye ulaşabileceğiniz videomuz var o videoya ulaşmak için tıklayabilirsiniz. Tekrar kıskançlığı oluşturan nedenlere dönecek olursak  Karşısındaki ile kendisini sürekli kıyaslama, Eşin şüphelendiren davranışları, Başkaları ile karşılaştırılma, Karşı tarafın sevgisini ifade etmede eksiklikler, Diğer insanları tehdit olarak algılama, aşağılanma , değersiz hissetme, şizofreni ve paranoid bozukluklar gibi ruhsal bozukluklar, madde kullanımını da nedenler arasında sayabiliriz.

Videomuzun başlarında kıskanan kişilerin bununla baş edebilmesi adına neler yapabileceği hakkında bilgiler vermiştik. Peki kıskanılan kişiler neler yapabilir?

Öncelikle şunu bilmeniz gerekir. Eşinizin kıskançlık obsesyonlarını ve onun bu konuda ki kaygılarını azaltmak için hayatınızı kısıtlamanız sorunu çözmeyeceğini bilmenizi isterim çünkü sürekli bu kısıtlama artarak devam edecektir. En son etrafınızda hiç kimsenin kalmadığını ve yalnız kaldığınızı görürsünüz. Bu da sizin bir süre sonra psikolojik sorunlarla boğuşmanıza neden olacaktır. Hiçbir zaman bir birey olduğunuzu unutmadan hareket etmelisiniz. İlişkilerden fedakarlık olabilir fakat bu fedakarlık eğer kişiliğinizden oluyorsa ve kişisel alanınız kısıtlanıyorsa kendinizi değersiz ve önemsiz hissetmeye başlarsınız.

Şunu unutmamanızı öneririm eğer ilişkiniz bitmesin diye kısıtlamalara göz yumuyor kendinizi sürekli değiştiriyorsanız bunlar sizin ilişkinizin bitmesine engel olmayacaktır. Sadece bu ızdırabın daha fazla sürmesine neden olacaktır. Bir yerden sonra ilişkiniz bitecektir ve bu ilişkiden size kalan ise olacaktır.

Partnerinizi bu konuyla alakalı psikolojik desteğe yönlendirebilirsiniz.

Bugün sizlerle ilişkilerde önemli bir konu olan kıskançlık konusunu ele almış olduk. Bu bilgilerin biraz daha farklı bir bakış açısı kazanmanıza yardımcı olacağını düşüyorum. Psikolojik dengenizi sağlamanız dileğiyle kendinize iyi bakın.