Size zihinde bir konunun nasıl problem haline geldiği ve sonrasında nasıl problem döngüsüne  girdiğini anlatacağım.

İnsan bir konu ile alakalı kaygı yaşıyor. Daha sonra o kaygıyı rahatlatmak için bir davranış ortaya çıkarıyor. Davranış kaygı yaratan konunun oluşturduğu kaygıyı azaltıyor.  Her kaygı yaşadığımızda o davranış ile kaygımızı azaltıyoruz. Bir süre sonra kaygıyı rahatlatan davranışı artırıyoruz. Davranışın sıklığı arttıkça rahatlatan davranış hayatımızı kısıtlamaya başlıyor. Bu kısıtlama sonrası bizi rahatlatan davranış sık ortaya çıkıp hayatımızı  kısıtlamasından dolayı bizi rahatlatan davranıştan rahatsız olmaya başlıyoruz. Bir süre sonra  bizi rahatlatan düşünce bizi rahatsız etmeye başlıyor.  Böylece daha önce bizi rahatsız eden konunun yanına bizi rahatsız eden nur topu gibi yeni bir konu oluşturuyoruz. Fakat bu konu öncekinden daha tehlikeli çünkü bu konu bizim için zihnimizde  hem sorun hem de çözüm yöntemi… Yani bu konuyla alakalı sorun yaşadığımızda bu yeni konu zihnimizde aynı zamanda çözüm yöntemi  olduğu için zihin o sorunu çözmek için soruna gidiyor. Soruna gidip sorunu çözmek ve rahatlamak yerine rahatsız oluyor ve mevcut rahatsızlığı daha da artıyor. Rahatsızlık arttığı için  yine rahatlama ihtiyacı ortaya çıkıyor. Zihnimiz bizi hem rahatsız eden ama aynı zamanda çözüm olan yönteme tekrar gidiyor. Sorun çözmek yerine yine rahatsızlık daha fazla artıyor. Bir kısır döngü içine  giriyor. Bu kısır döngü rahatsızlığı sürekli artıyor ve artık baş edemeyecek seviyeye geliyor. Bu kısır döngüye ve baş edilemeyecek seviyeye gelmiş rahatsızlığa maruz kalan kişilerde bundan dolayı psikolojik sorunlar yaşamaya başlıyor.
Kısır döngüyü kırıp alternatif çözüm yolları üretmek gerekiyor. Fakat zihin o kısır döngü ile aşırı derece meşgul olduğu için alternatif çözüm yolları üretemiyor. Bu noktada psikolojik destek almak problemi çözme açısından hayati önem taşıyor.

Uzman Klinik Psikolog Ayhan Altaş

www.emdrbursa.com