Sıklıkla psikoloji öğrencilerinden mesleğe dair sorular alıyorum veya bazı önerilerde bulunmamı istiyorlar. Hem herkesi bilgilendirmek adına hem de toparlanmış bilgilerin bir arada olması adına Çukurova Üniversitesi Psikoloji 2. sınıf öğrencisinden instagram (@psikologayhan) üzerinden aldığım mesaj üzerine kafana takılan şeyleri madde haline getir bende cevaplayayım demiştim. Ortaya çıkan sonuç bu umarım kafanızda ki karışıklığı bir nebze olsun azaltmışımdır 🙂

 

İyi aksamlar Öncelikle hesabım olmadığı için abimin hesabından yazıyorum ben deniz biner Çukurova Üniversitesi 2. Sınıf psikoloji öğrencisiyim başka bi sosyal medya (instagram) aracılığı konusmuştuk buradan yazmamı söylemiştiniz. Size yedi sorum olacak inşallah..

 

  1. Mesleğin geleceğini nasıl görüyorsunuz ilerde karşılaşılabilecek sıkıntılar ne türlü olabilir?

 

Ülkemizde psikologluk mesleği olarak hala 1920’leri yaşıyoruz çünkü mesleğin yasalarla korunması anlamında hiçbir adım atılmadı veya atılamadı diyebilirim. Biz psikologlar mesleğin sınırlarının korunmasını beklerken Aile danışmanlığı diye bir şey çıkarıldı ve mesleğimiz Sosyologlara,  hemşirelere, çocuk gelişimi gibi bölümlere açıldı. Böylece psikologluk veya psikolojik danışmanlık hizmetleri 460 saatlik bir eğitime sığdırıldı. Bu elbette bizim mesleğimizin geleceğini olumsuz etkiledi.

Bunun yanı sıra özel üniversiteler klinik psikoloji yüksek lisansı gibi önemli psikoloji uzmanlık alanlarını tüm lisans mezunlarına açtı. Yani herhangi bir özel üniversite de psikoloji yüksek lisansı yapan bir lisansiyer klinik psikolog ünvanı ile alanda çalışmaya başladı. Bu da bizim mesleğimizin sınırlarının korunamadığı ayrı bir göstergesidir.  Böylece psikologluk veya psikoterapistlik mesleğinin değeri azaldı.

Bir diğer konu ise özellikle özel üniversiteler olmak üzere çok fazla lisans bölümü açıldı. Bu noktada sorun eğitim kadrosunun yetersiz olması ile alakalı.. Psikoloji lisans mezunları kalitesiz eğitimden geçerek alanda lisans düzeyinde yeterli olmayan psikologlar ordusu olmaya başladı.

Bahsettiğim konular ilerde ne gibi sıkıntılar doğurabilir konusuna gelecek olursak.  Yeni mezun arkadaşlar iş bulmakta zorlanabilir. Düşük ücretlerle çalışarak mesleğin hak ettiği değeri görmesini engelleyebilir. Kalitesiz ve işe yaramayan terapiler sonrası psikoloğa gittim hiçbir şey olmadı düşüncesi daha da yaygınlaşabilir. Psikolog olmayan kişiler aldıkları kısa süreli eğitimlerle kendilerini psikolog olarak tanıtarak mesleği olumsuz etkileyebilir.

2.Öğrencilik hayatınızda bölümle ilgili kazandığınız tecrübeler ne oldu? Nelerle ilgilenmeyi neler yapmayı tavsiye edersiniz?

Öğrencilik hayatımda çok tecrübe kazandığımı söyleyemem genelde genel psikoloji üzerine bilgiler öğrendik. Öğrendiğimiz bilgilerin neredeyse hepsi teorik bilgiler üzerineydi. Bu teorik bilgilerin çoğunu şuan kullanmıyorum desem yeri var. Şuan bu bilgileri her ne kadar kullanmasam da önemli ve gerekli bilgilerdi. Bunu söylerken amacım lisansı değersizleştirmek değil sadece mezun olduktan sonra bir alana yöneliyorsun ve o alanda kullandığın bilgiler çok daha farklı oluyor. Lisansta kazandığım ve şuan ki mesleki hayatıma katkısı olan tek şey stajlardır. Üçüncü ve dördüncü sınıfta farklı kurumlarda gönüllü olarak staj yaptım. Orada gerçek hayatı görebiliyorsun. Gerçek hayat ile lisans çok farklı. Öğrencilere de tavsiyem o olur. Eğer imkanınız varsa bol bol staj yapın eğer imkanınız yoksa imkan oluşturmak için çabalayın. Eğer psikoterapist olarak hayatınızı devam ettirmeyi düşünüyorsanız psikoterapi eğitimleri almanızı öneririm. Psikoloji alanı bu anlamda çok geniş bir alan ve eğitimden uzak kalmamanız gerekiyor.

3.Bölümün hangi alanında uzmanlaşmayı tavsiye edersiniz, Hangi alanda terapist olmak maddi manevi kazanç sağlayabilir? 

Psikolog olmak deyince aklımıza ilk genel psikoterapidir ama psikolog olmak demek psikoterapist olmak demek değildir.  İnsanlar psikolojiyi seçerken hayal ettikleri bir oda da terapi yapmaktır. Oysa psikolojinin çok farklı alanları vardır. Hastanelerde, huzur evlerinde, adliyede, cezaevinde, belediyede, rehabilitasyon merkezlerinde, emniyette, okulda ve çok farklı alanlarda çalışabilirsiniz. Para kazanma mevzusuna gelecek olursak eğer mesleğinizi iyi yapıyorsanız nerede çalıştığınızın çok önemi yok. Ama mesleğinizi iyi yapmıyorsanız en çok para kazanıldığı söylenen alanda bile aç kalırsınız. Bu anlamda ana hedefiniz para değil mesleği iyi yapmak olmalı zaten iyiyseniz siz istemeseniz de kazanırsınız.

 

4.Bölüme mesleğe yapılan olumsuz yorumlar hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Bölüme ve mesleğe olumsuz yorum pek yapılmıyor aslında şuan çok gözde bir bölüm psikoloji. Öyle olmasaydı özel üniversiteler önce psikoloji bölümünü kurup sonra üniversiteyi açmazdı J Yani her mesleğe ve bölüme yapılan olumlu veya olumsuz yorumlar vardır. Her meslekte olduğu gibi psikoloji alanında da olumlu ve olumsuz örnekler olacaktır.

Olumsuz yorumlar hakkında düşüncem eğer gerçekten olumsuz bir durumu ifade ediyorsa onu düzeltmek için eleştiri aslında güzel bir şeydir.

 

5.Psikoloji 2.sınıf öğrencisi olarak bu bölümü hayatımıza nasıl yerleştirmeliyiz. Bölümün dezavantajlarını kendi lehimize nasıl çekebiliriz? 

Daha ikinci sınıfta olmanıza rağmen bu olumsuz olmanızı ne sağladı bilmiyorum ama durum o kadar kötü değil J Okulda size ne anlatıyorlar veya neler görüyorsunuz da bu kadar olumsuzluk içine düştünüz bilmiyorum ama korkulacak bir şey yok. Bence bu süreçte sizlerin eğitimine odaklanması hocalarınızdan aldığınız bilgileri en iyi şekilde özümsemeye yönelik düşünceler içinde olması daha sağlıklı olacaktır.

Daha önce de söylediğim gibi siz iyi olmak adına kendinizi geliştireceksiniz sonrası zaten gelecektir.

6.Üniversite diploma başarısı ve üniversite ismi meslek hayatımızda ne kadar önemli olur ilerde sıkıntı ya da engel çıkarabilir mi?

Üniversite isminin hiçbir önemi yok ama üniversite de verilen eğitim kalitesinin elbette önemi var.  Kimse seni sen şu üniversite mezunusun alamam demez ama elbette bazı üniversiteler verdikleri eğitim ile sizi ön plana çıkarabiliyorlar.

7.Son olarak meslek hayatınızda edindiğiniz tecrübeden  mesleğimizin maddi ve manevi kazançları ve zorlukları ne oldu nelerdir?

Maddi kazanç anlamında çok büyük beklentiler içine girmemenizi öneririm çünkü düşündüğünüz gibi  ciddi bir kazanç söz konusu değil. Eğer devlette çalışırsanız bir öğretmenle eş değer maaş alırsınız. Hastane de çalışıyorsanız bir hemşire ile eş değer maaş alırsınız. Özelde çalışıyorsanız ne kadar kazanacağınız bu kurumuna ve sizin deneyiminize göre değişmektedir.

Manevi kazanç ise biz insanların yaşadığı sorunları çözme aşamasında onlara eşlik ettiğimiz için bu kendinizi iyi hissetmenize yardımcı oluyor.

Zorlukları ise mesleğimiz hala çok tanınan bilinen bir meslek değil. Duyulmuş ama içeriğinin ne olduğu bilinmiyor. Genelde ise filmlerde dizilerde çok yanlış aktarılıyor. Bu anlamda her ne kadar iletişimci de olsak kendimizi anlatmakta zorlanabiliyoruz.

Özel bir sorum olacak cevap vermek size kalmış eğitim hayatınızdan bahsedebilir misiniz nerelerde geldiniz ne zorluklar çektiniz iş hayatınız nasıl kendi kliniğiniz mi vb özel mesleki hayat… Şimdiden çok teşekkür ederim hayırlı aksamlar tekrardan cevaplarınızı heyecanla bekliyorum.

Aslında psikoloji bölümünü çokta isteyerek gittim denemez. Daha çok matematik alana ilgim vardı. Üniversite sınavı sonrası bana psikoloji bölümüne gitmem hakkında yönlendirme yapıldı ve bende tercih ettim. İkinci tercihimde Uludağ Psikoloji bölümünü kazandım. İlk öğrendiğimde sevinmedim bile çünkü ne olduğunu bile bilmiyordum. Mezun olunca psikolog olacağımın bile farkında değildim. Ama ben şanslıyım ki her ne kadar bilmesem de bana bu alan çok uydu zamanla sevmeye başladım.

Matematiğe ilgi duyduğum için ezberi hiç sevmezdim. Hukuk fakültesinde o kalın kitapları okuyup o kadar şeyi ezberleyemem diye hiç tercih etmeyi düşünmedim. Gel gör ki psikoloji de çok farklı değildir. Belki bu psikolojinin suçu değil bizim ezberci eğitim sistemimizin suçuydu ama ezberlemek zorunda olduğum bilgiler vardı. Lisansta bize bu bilgileri nasıl kullanırız değil nasıl ezberleriz öğretildi. Bizde ezberlemeye çalıştık bundan dolayı akademik başarım çok iç açıcı değildi. Ben ise hep iş hayatında daha başarılı olacağımı düşünüyordum. Çünkü orada bir performans sergiliyorsun. Ben bilgileri ezberlemeyi değil kullanarak öğrenmeyi tercih ederim. Bu anlamda iş hayatı tam bana göreydi.

Tam düşündüğüm gibi oldu, iş hayatına girdiğimde kendime bir yol seçmiştim ona doğru emin adımlarla ilerledim. Amacım psikoterapist olmaktı ve bende bu alanla ilgili özel kuruluşlardan eğitim aldım. İlk aldığım eğitim Doğuş üniversitesindeydi ve benim için çok zordu. Bursa’nın ilçesi Karacabey’de bir buçuk sene çalıştım ama bu bir buçuk senem eğitimle geçti. Karacabey’den İstanbul’a “Bilişsel Varoluş Terapisi” eğitimi almak için gidiyordum. Her hafta üç saat eğitim için ben sekiz saat yol gidiyordum. Bursa’da çok fazla eğitim düzenlenmediği için diğer eğitimlerde bu şekilde zor oldu ama çok değerliydi.

Şuan gelmiş olduğum nokta bir çok psikoloğun olmak istediği nokta ama buraya gelmek gerçekten çok zahmetli ve zordu. Hala bitmiş değil psikoloji alanında çalışıyorsan ben oldum demeyeceksin psikoloji alanı yolda olmak demektir ve bu yolun sonu yoktur. Her defasında yeniliklerden haberdar olmalısın ve kendini geliştirmelisin.