son yıllarda özellikle ergenler olmak üzere bir çok insanın hayatını ciddi anlamda tehdit etmeye başladı. Bozai olmak üzere farklı maddeler kişilerin sosyal hayatını etkiler hale geldi.

Bağımlılık insanların hayatını bu kadar etkilemesine rağmen çoğu insan ne yaşadığının farkında değil. Bağımlılar genelde bağımlı olmadığını iddia ederler fakat bağımlılık kriterlerinden birisi de kullandığı maddeyi kontrol edememesine rağmen bağmlı olmadığını düşünmektir. Peki o zaman bağımlılık ve süreci nedir ?

Madde, bağımlılığa yol açabilen, kişinin hoşuna giden ve psiko-aktif etkiler gösteren herhangi bir yolla vücuda alınabilen her şeye denir. Bağımlılık ise zararlı sonuçlarına rağmen tekrarlayan madde kullanımıdır.
Tabi bu ikisinin var olması kişinin madde bağımlısı olduğu anlamına gelmez.

Madde Bağımlılığı Kriterleri

1- Tolerans Geliştirmesi: Maddenin ortaya koymuş olduğu etkiyi yaşayabilmek için kullanılan madde miktarının artırılması ihtiyacıdır. Örneğin bir bağımlığı ilk kullandığı miktar 3 bira olsun. 3 bira başlarda onu çakır keyif yapıyorken belli bir süre kullanım sonrası çakır keyif olabilmesi için 4 – 5 veya 6 bira tüketme ihtiyacı duyması tolerans geliştirdiğinin göstergesidir.

2- Yoksunluk Belirtileri: Belli bir süre madde kullanımı sonrası kullandığı maddeyi bıraktığında veya miktarını azalttığında ortaya çıkan fizyolojik ( titreme,terleme,ağızda kuruluk, baş ağrısı) psikolojik (uyku problemleri, halisünasyonlar,öfke problemleri) davranışsal problemlerdir.

3- Tasarladığından daha uzun süre ve miktarda madde alması: Maddeyi kontrollü bir şekilde kullanamaz. Örneğin bu akşam sadece bir bira içeceğim der ve başladımı kendini kontrol edemez. Daha fazla miktarda tüketir.

4- Sık ve başarısız maddeyi bırakma girişimleri: Bağımlılar, maddenin kendi üzerinde ki zararı farkettikten sonra eskiden yaptığı gibi kontrollü bir şekilde kullanmaya çalışırlar veya tamamen bırakmaya fakat başarılı olmazlar.

5- Maddeyi bulmak,kullanmak ve bırakmak için büyük zaman harcama: Hayatının önemli bir zaman diliminini buna harcarlar.

6- Madde kullanımı nedeni ile sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azalması ya da tamamen bırakılması: Madde için ayrılan zaman nedeni ile sosyal çevresinden ve kişisel zevklerinden uzaklaşma veya tamamen bırakma.

7- Zarar görmesine rağmen madde kullanımını sürdürme: Maddenin vermiş olduğu zararlara rağmen hayatının büyük kısmını kaplayan maddeden uzaklaşamama, tekrarlayan bir şekilde kullanmaya devam etmedir. Madde bağımlılığı tanısı alabilmesi için kişinin yukarıda ki kriterlerin en az üçünü 12 aylık bir dönemde yaşıyor olması gerekiyor.Genelde bağımlılar bu kriterlerin neredeyse hepsini karşılarlar fakat bazılarını karşılayanlar da vardır.

Elbette insanlar birden bağımlı hale gelmiyorlar ve bağımlılık bir süreçtir. Belli nedenler sonrası bu sürecin içine giriyorlar ve bağımlı oluyorlar.

Bağımlılık sürecinde öncelikle kişi madde ile bir şekilde karşılaşıyor. Bu karşılaşma bazen sadece arkadaşları arasında sözü edilerek oluyor. Bazense birebir karşılaşılıyor. Madde ile bir şekilde karşılaşılma sonrası beyinde düşünme süreci başlıyor. Belki kullanırım, kullanabilirim gibi düşünceler sonrası merak, korku ve heyecan yaşanıyor.Bir kereden birşey olmaz ve bir kere ile bağımlı olmam düşüncesi ile madde kullanılıyor. Maddenin yapmış olduğu etki ile kişi bir daha asla kullanmam diyor fakat ilerleyen süreçte aynı etkiyi tekrar yaşamak istiyor ve ben istediğim zaman bırakırım bağımlı olmam düşüncesi ile kullanmaya devam ediyor. Maddenin zararlarının artması ve aile baskısı ile maddeyi bırakmaya yönelik adımlar atıyor fakat yoksunluk belirtileri, madde isteği ile baş edememe sonrası bu madde bırakılmaz evresine geliyor. Bu evrede bırakma girişimleri ile maddeyi bir süre bırakıyor sonra artık bıraktım bir daha başlamam evresine geçiyor. Belli bir süre sonra kendini kontrol etme amacı ile veya ben bıraktım artık istediğim gibi kontrollü içebilirim düşüncesi ile tekrar madde kullanıyor ve en başa dönüyor. Bu döngüye giren herkes bu süreçte bağımlılık kriterlerinin çoğunu yaşıyorlar.

Maddeyi bırakmak neden zor ?

Madde kullanmayan bireyin beyin süreci şu şekildedir; dikkati her yöne eşit şekilde dağılmıştır ve madde ile ilgili dikkat artmamıştır. Kontrol yüksek ve dürtüsellik kontrol altındadır. Bellek madde ile dolu değildir.Madde kullanan bireyde ise dikkat madde ile ilgili artmıştır, örneğin bir alkol bağımlısı tekel bayileri hemen bulur. Kontrol ise düşmüştür ve dürtüsel davranır. Bellekte madde ile ilgili kullanılmış bilgi fazladır ve bu birey maddeyi görünce duramaz. Madde bırakmak zor çünkü madde beynin işleyişini değiştiriyor. Bunu bir bağımlı farkedemiyor ve neyi değiştireceğinin bilmediği için maddeyi kontrol altına almakta zorlanıyor.

Madde kullanım nedenleri

Sosyo-ekonomik-kültürel faktörler: Bunlarda aile içi iletişim ve etkileşim, arkadaş ve akran etkisi, çevre etkisi sosyal faktörlerdendir. Kişinin ekonomik durumu ise kullanacağı maddeyi belirliyor. Kültürel anlamda ise yapılan araştırmalar madde daha çok alt kültürlerde yaygın olduğunu gösteriyor.

Psikolojik Faktörler: Yaşanan psikolojik problemler kişiyi maddeye yönelttiği göstermektedir. Yaşamış oldugu psikolojik problemi kontrol altına almak için madde ye yönetebiliyor. Örneğin sosyal fobisi olan bir birey sosyal ortama girmeden önce alkol alabiliyor. Antisosyal , borderline (sınırda) kişilik bozukluğu ve anksiyete bozukluklarında madde daha çok kullanıldığı gözlemlenmiş. Madde kullanımı da kişide farklı psikolojik problemlere neden olduğu görülmüştür.

Biyolojik Faktörler: Yapılan araştırmalar biyolojik etken hakkında anlamlı sonuçlara varamamasına rağmen biyolojik etkininde olduğu düşünülmektedir.

Madde bağımlılığı tedavi olmadan kişisel çaba ile düzelir mi ? Elbette düzelebilir fakat yapılan araştırmalar gösteriyor ki madde bağımlılığını kendi çabaları ile kontrol altına almaya çalışanların %95’i bir süre sonra tekrar maddeye yönelmişlerdir. Bu istatistikten yola çıkarak madde bağımlılığı hayatınızı sizden almadan bir uzmandan yardım alın…

Ayhan ALTAŞ
Psikoterapist & Hipnoterapist & Emdr Terapisti