Google yapılan aramaların büyük çoğunluğu psikoloji,,psikiyatri üzerine olduğu bilgisi üzerine bu konuya biraz eğilmek istedim. Ülkemizde hala psikolog ve psikiyatrist ayrımı yapılamazken ben insanların neden almaları gerektiği hakkında bazı bilgiler vermeye çalışacağım.

İnsanlar neden psikolojik problem yaşar?

İnsan dünyaya geldiği anda genetik olarak getirdiği şeyler dışında boş bir tahta gibidir. Görür, işitir,hisseder,koklar,tadar ve öğrenir. Bu bilgilerin bazıları hayatımızı kolaylaştırırken bazıları ise zorlaştırır. Böylece zihinsel olarak bir çerçeve oluştururuz. Bu çerçeve oluştuktan sonra zihnimize gelen her uyaran her bilgi bu çerçeveden geçer ve o çerçeveye göre şekil alır. Sonrasında beynimizde işleyen bir sistem halini alır. Bu sistem hayatın farklı alanlarında bize bir bakış açısı sağlar ve ona göre hayatımızı yaşarız.

Bazı dönemlerde yaşanan olumsuz düşünceler ve olaylar sonrası sistem olumsuz şekilde çalışmaya başlar. Bu olumsuz çerçevenin içine giren her bilgi olumsuz olarak değerlendirilmektedir. Mesela depresyon problemi yaşayan bir kişinin zihinsel çerçevesi olumsuz bir şekilde işlemektedir. Çerçevenin içine giren her bilgi olumsuz bir şekilde değerlendirilecek ve sonuç olumsuz olacaktır. Bu olumsuz değerlendirme hayatın her alanına yayıldıktan sonra artık hayat yaşanmaz bir hal alacaktır. Kişi bu durumu bilinçli zihniyle değiştiremeyecektir çünkü bu olumsuz çerçevenin içinde ki yerleşmiş olumsuz düşünceleri ve olayları değiştirmek kolay olmayacaktır. Yaşam kalitesi gün geçtikçe düşecek ve bu olumsuz çerçeve yerini daha güçlendirecektir.

Bir süre hayatımızı bu şekilde devam ettiririz ama öyle bir noktaya gelir ki artık devam edemeyiz ve bunu çözmemiz gerektiğini düşünürüz. Bazı adımlar atarız fakat bu adımlar bu çerçeveyi değiştirmeye yeterli değildir. Çünkü beyin mevcut sistemi değiştirmek istemez.

Mevcut sistem beyine ve hayatımıza zarar vermesine rağmen beyin mevcut sistemi neden değiştirmek istemez?

Beyin mevcut sistemi değiştirmek istemez!

Geçmişte yaşadığımız bazı olaylar sonrası öğrendiğimiz bilgiler hayatımızın bir döneminde bize fayda sağlamıştır ve bundan dolayı o bilgi artık yararlı bilgiler arasındadır. Evet şuan bize zarar veren bilgiler aslında hayatımızın bir döneminde bize yarar sağlamış olabilir. Beyinin mevcut bilgiyi değiştirmek istememesinin bir diğer nedeni ise o olay veya durumla alakalı beynin üretebileceği alternatif bir çözüm yolu yoktur. Zihin alternatif düşünceler geliştirecek seviyede değildir ve sadece geçmişteki çözüm yollarına takılı kalır ve takıntılı bir şekilde o düşünceler ile çözmeye çalışabilir.

Eğer geçmişte ki çözüm yollarımız hayatımızda bize zarar veren düşünce haline geldiyse  onları yenileme zamanı gelmiştir. Bu düşünceleri değiştirmeden hayatımızda istediğimiz duygusal ve düşünsel dinginliğe kavuşmamız mümkün değildir.

Bu düşünceleri değiştirmek kolay mıdır?

Düşünceleri değiştirmek zordur ama imkansız değildir!

Zordur dedik ama bu düşüncesine göre değişebilir çünkü bazı bilgileri değiştirmekte bir o kadar kolaydır. Bu seviyeyi belirleyen ise o düşünceyi hayatımızda ne kadar kullandık ve ne kadar derinliklerden gelen bir düşünce. Çok köklü bir düşünce ise ki bazı düşünceler inanç halini almıştır o zaman bunları değiştirmek zaman alabilir. Ama yeni ve çok kullanmadığımız bir bilgi ise bunu çok daha kolay değiştirebiliriz.

Düşünceleri değiştirmede etki eden bir başka etken ise duygulardır. O düşüncenin bizde yaşattığı duygunun yoğunluğu. Eğer düşünce sonrası ortaya çıkan duygu çok yoğun bir şekilde yaşanıyorsa düşüncenin davranışa dönüşmesini engelleyecektir. Farklı düşünebiliriz ama yaşadığımız duygu o düşünceyi gerçekleştirmemize engel olacaktır. Böyle bir durum mevcut ise önce duygularla çalışmak gerekir. Çünkü çok yoğun duyguların yaşandığı bir düşünceyi duyguları normalleştirmeden değiştirmeye çalışırsak, sonuç hüsran olacaktır. Bu durum danışanın motivasyonunu olumsuz etkiler ve değişime tamamen kapanmasına neden olabilir.

Öncelikle bilmek gerekir ki bu bir süreçtir ve süreç küçük olumlu adımlarla başlar ve o küçük olumlu adımlar üzerine inşa edilir.

psikoterapi

 

Neden Psikoloğa Gitmeliyim?

Hayatınızda yaşadığınız bir durum sizin normal hayatınızın işlevselliğini bozuyorsa , yaşam kalitenizi düşürüyorsa ve belli bir süredir ( en az 3 ay ) devam ediyorsa psikolojik problem yaşıyorsunuz diyebiliriz. Psikolojik problem yaşayan birisi bu sorununu çözmek istiyorsa bir psikologtan yardım almalı… Nasıl ki kışın nezle olduğumuzda doktora gidip tedavi oluyorsak psikolojik problem yaşadığımızda da bir psikoloğa gidip tedavi almamız gerekir.

Psikoloğa gitmenin faydası ne?  bana nasıl yardımcı olur?

Psikoloğa gitmenin faydası yaşadığınız psikolojik problemleri kontrol altına almanıza yardımcı olmasıdır. Hayata bakış açınız değişecek ve yeni bir siz olacaksınız. Beyninizde işleyen olumsuz sistemin değişmesine ve hayata daha objektif bakmanıza yardımcı olacaktır. Hayatınızda yaptığınız yanlışların farkına varmanıza yardımcı olacak dışarıdan bakan profesyonel bir göz olacaktır.Kendinizi anlamanıza algılamanıza ve tanımanıza yardımcı olacaktır…

Psikolog deyince insanların aklına gelen düşünce şudur; ben anlatacağım o dinleyecek ve sonrasında daha iyi olacağım veya bazıları bu görüşmeleri niteliksizleştirme adına arkadaş sohbetiymiş gibi değerlendiriyor. Oysa ki psikolojik görüşme ve değerlendirme esnasında öncelikli olarak kişinin sorunun ne olduğu anlamak için kişi ve sorunu hakkında ayrıntılı değerlendirme yapılıyor. Bu değerlendirme esnasında bazı psikolojik testlerden yararlanılabiliyor. Sorunun ne olduğunu anlaşıldıktan sonra atılacak adımlar, uygulanacak terapi yöntemi ve terapi süreci hakkında danışan bilgilendiriliyor. Sonra ki aşama ise terapi aşamasıdır. Burada da uygulanacak terapi yöntemine göre hareket ediliyor.

10-Haftalık-Hamilelik

Bir danışanımdan örnek vererek konuyu bitirmek istiyorum.

Danışan 22 yaşında ve yaklaşık iki senedir anksiyete problemi yaşıyor. Yaşamış olduğu kaygıdan dolayı iki senedir evde tek başına kalamıyor ve evden tek başına dışarı çıkıp gezemiyor. Bu sorundan dolayı üniversitede sadece bir gün kalabilmiş ve üniversiteyi bırakmak zorunda kalmış. Şuan ise askere gitme ile alakalı yoğun kaygılardan dolayı başvurdu. ve yöntemleri ile çalışıldı. 8 sonra danışan tek başına rahat bir şekilde dışarı çıkabiliyor ve ailesinden kimse olmadığında evde kalabiliyordu. En son seansımız da iş bulduğunu ve bir haftadır işe sorunsuz bir şekilde gidip geldiğini söyledi. Askerlik konusunda da herhangi bir yaşamıyordu ve şubatta askere gideceğim diyordu.

Psikoterapinin insan hayatında ne kadar önemli olduğunu ve neden psikoloğa başvurmamız gerektiğini anlatan çok güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum…

Psikolog Ayhan ALTAŞ – Bursa

Psikoterapist & Hipnoterapist & Emdr Terapisti