Kaygı problemi yaşayan  danışanların önemli şikâyetlerinden birisi de nefes açlığıdır. Nefes açlığı, alınan nefesin yeterli gelmemesi ile nefessiz kalacağım düşüncesinin ortaya çıkardığı kaygı ile oluşur.

Nefes açlığının  fiziksel açıklaması ise şöyledir. Kaygı  problemi yaşayan kişiler yaşadığı kaygılardan  dolayı  fiziksel belirtilere karşı  aşırı hassas hale gelmiştir. Bundan dolayı  fiziksel olarak ortaya çıkacak normal durumları bile problem olarak değerlendirebilirler. Bu yüzden  kaygı yaşayan kişi  yaşadığı kaygıdan  ve heyecandan dolayı  kalp atışları  hızlanır. Kalp atışlarının hızlanması normal fiziksel akışa uygun olmayan bir tepkidir. Normalde bir nedene bağlı ortaya çıkan kalp atışları ile beraberinde nefes alış verişimizde kalbe uygun olarak hızlanır.

Örneğin, merdivenleri çıkan birisi fiziksel aktivitenin artması ile kalp atışları hızlanır ve buna uyumlu olarak o kalp atışlarını dengelemek için nefes alış verişimizde hızlanır.  Veya tempolu yürüyüş yapan birisi, koşu yapan birisinde de buna benzer bir durum ortaya çıkacaktır. Fiziksel aktivite azaldığında ise kalp atışları azalacak ve yine buna uyumlu olarak nefes alış veriş hızımızda azalacaktır.

Tabii bu durum sadece fiziksel aktivitenin artması ile olan bir durum değildir. Kaygı da fiziksel aktivitenin artmasına benzer şekilde kalp atışlarını hızlandırabilir. Kalp atışları hızlandığı için buna uyumlu olarak nefes alış verişimizin de hızlanması beklenir.

Nefes alış verişimiz kalbe uyumlu hareket eder. Herhangi bir nedene bağlı olmayan kaygı sonrası ortaya çıkan kalp atışlarında ise nefes kalbe uyumlu hareket etmez. Zihnin kaygı yaratan duruma karşı verdiği fiziksel tepki olan kalp atışı nefeste aynı  etkiyi yapmaz. Böyle olunca da kalbin hızlı atması sonucu hızlı nefes alıp  dengelenmesi gerekirken ve hızlı nefes alış verişi olmadığı için ve o denge sağlanmadığı için  insanlar nefeslerinin yetersiz olduğunu  düşünürler.  Nefes ile kalp arasında ki bağlantı bozukluğu nefes açlığını ortaya çıkarır.

Burada yapılması gereken ise kalp ve nefes arasında ki dengeyi sağlamaktır. Ya kalbin hızlı  atımlarını  sakinleştireceğiz bunun için burundan derin nefes alıp  ağızdan yavaşça bırakabiliriz.  Ya da kalp atımı  hızına nefes hızımızı  dengelemeliyiz. Bunun içinse önce hızlı hızlı  nefes alıp verip kalp hızına yetişmek ve sonrasında ise yine nefes alış verişimizi yavaşlatarak dengeyi sağlamak gerekecektir.

Klinik Psikolog Ayhan ALTAŞ – Bursa

Youtube’da sizler için faydalı olacağını düşündüğüm konular üzerine videolar kayda aldım. Kanalı ziyaret etmek için tıklayınız